Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası, çalışanın yaptığı işten kaynaklanan sağlık sorunları sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanması amacıyla açılan hukuki bir davadır. İş hayatında maruz kalınan kimyasal maddeler, ağır fiziksel koşullar, sürekli tekrarlayan hareketler veya zararlı ortam şartları zaman içinde ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Bu tür durumlarda işçinin hem sosyal güvenlik hakları hem de işverene karşı tazminat talep etme hakkı doğar.

Türk hukuk sisteminde meslek hastalığı, yalnızca tıbbi bir durum olarak değil, aynı zamanda hukuki sonuçları olan bir olgu olarak değerlendirilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, sigortalının çalıştığı işin niteliğinden kaynaklanan ve tekrar eden sebeplerle ortaya çıkan hastalıklar meslek hastalığı kapsamında kabul edilir.

Ancak meslek hastalığının tespit edilmesi tek başına yeterli değildir. İşçinin uğradığı zararın giderilmesi için gerekli şartların oluşması hâlinde meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası açılabilir. Bu dava kapsamında işçi;

Maddi tazminat

Manevi tazminat

Çalışma gücü kaybı tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı (ölüm hâlinde)

talep edebilir.

Bu makalede;

Meslek hastalığı nedir?

Hangi durumlar meslek hastalığı sayılır?

Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası nasıl açılır?

İşverenin sorumluluğu hangi şartlarda doğar?

Zamanaşımı süresi nedir?

gibi konular ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.

Meslek Hastalığı Nedir? Hukuki Tanımı

Meslek hastalığı, çalışanın yürüttüğü işin niteliği nedeniyle maruz kaldığı riskler sonucunda ortaya çıkan, geçici veya sürekli sağlık kaybına yol açan hastalıklardır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre meslek hastalığı; sigortalının çalıştığı işin özelliğinden kaynaklanan ve tekrar eden sebeplerle ortaya çıkan hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlidir.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, hastalık ile yapılan iş arasında “illiyet bağı” yani nedensellik ilişkisinin bulunmasıdır. Eğer hastalık, iş ortamı veya işin niteliği ile bağlantılı değilse meslek hastalığı kapsamında değerlendirilmez.

Örneğin:

Uzun süre kimyasallara maruz kalan işçide solunum yolu hastalıkları,

Sürekli ağır kaldıran işçide bel fıtığı,

Gürültülü ortamda çalışan işçide işitme kaybı,

Madende çalışan işçide akciğer rahatsızlıkları

meslek hastalığı olarak kabul edilebilir.

Meslek hastalığının tespiti, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılır. SGK sağlık kurulları, işçinin hastalığı ile çalışma koşulları arasındaki bağı değerlendirerek resmi tespit kararı verir.

Bu tespit, meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası açılabilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Meslek Hastalığı Sayılan Durumlar

Her hastalık meslek hastalığı değildir. Kanun, meslek hastalığı sayılabilecek durumları belirli kriterlere bağlamıştır.

Genel olarak meslek hastalıkları şu gruplarda toplanır:

Kimyasal Etkenlere Bağlı Hastalıklar

Sanayi sektöründe kimyasal maddelere maruz kalan çalışanlarda görülen solunum yolu hastalıkları, cilt hastalıkları ve zehirlenmeler bu gruptadır.

Fiziksel Etkenlere Bağlı Hastalıklar

Gürültü, titreşim, aşırı sıcak veya soğuk gibi fiziksel koşulların yol açtığı rahatsızlıklar bu kapsamdadır.

Biyolojik Etkenlere Bağlı Hastalıklar

Sağlık çalışanlarında görülen enfeksiyon hastalıkları gibi biyolojik risklerden kaynaklanan hastalıklar bu kategoriye girer.

Ergonomik Kaynaklı Hastalıklar

Sürekli tekrarlayan hareketler, ağır kaldırma veya uzun süre ayakta çalışma sonucu oluşan kas-iskelet sistemi hastalıkları bu gruptadır.

Psikolojik ve Ruhsal Hastalıklar

Aşırı stres, mobbing veya ağır çalışma koşullarına bağlı ruhsal çöküntü durumları da bazı şartlarda meslek hastalığı kapsamında değerlendirilebilir.

Meslek hastalığı tespiti yapılmadan doğrudan tazminat talebinde bulunmak genellikle mümkün değildir. Bu nedenle SGK süreci çoğu zaman ilk aşamadır.

İşverenin Sorumluluğu ve Kusur İlkesi

Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için işverenin kusurlu olması gerekir. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almakla yükümlüdür.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre işveren;

Risk analizi yapmak,

Koruyucu ekipman sağlamak,

Çalışanları bilgilendirmek,

Güvenli çalışma ortamı oluşturmak

zorundadır.

Eğer işveren gerekli önlemleri almamışsa ve bu ihmal nedeniyle meslek hastalığı ortaya çıkmışsa, kusur sorumluluğu doğar.

Mahkeme sürecinde genellikle bilirkişi raporu alınır. Bilirkişi, işyerindeki güvenlik önlemlerini ve işverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini değerlendirir.

Kusur oranı, tazminat miktarını doğrudan etkiler.

Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası Şartları

Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir:

Sigortalı olarak çalışıyor olmak

Meslek hastalığının SGK tarafından tespit edilmiş olması

Hastalık ile iş arasında nedensellik bağının bulunması

İşverenin kusurlu olması

Zararın meydana gelmiş olması

Bu şartlar ispatlandığında işçi, maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Türleri

Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası kapsamında işçi veya hak sahipleri hem maddi hem de manevi tazminat talebinde bulunabilir. Tazminatın kapsamı, hastalığın ağırlığına ve ortaya çıkan zararın boyutuna göre değişir.

Maddi Tazminat

Maddi tazminat, işçinin uğradığı ekonomik kayıpların karşılanmasını amaçlar. Bu kapsamda:

Çalışma gücü kaybı,

Kazanç kaybı,

Tedavi giderleri,

Bakıcı giderleri,

Sürekli iş göremezlik zararı

talep edilebilir.

Çalışma Gücü Kaybı

Meslek hastalığı nedeniyle işçinin bedensel bütünlüğü zarar görmüş ve çalışma kapasitesi azalmışsa, bu kayıp oranı SGK ve Adli Tıp raporlarıyla belirlenir. Sürekli iş göremezlik oranı ne kadar yüksekse, talep edilebilecek tazminat miktarı da o ölçüde artar.

Mahkemeler, hesaplama yaparken:

İşçinin yaşı

Gelir düzeyi

İş göremezlik oranı

Aktif çalışma süresi

gibi kriterleri dikkate alır.

Manevi Tazminat

Manevi tazminat, işçinin yaşadığı acı, elem ve psikolojik zararların giderilmesi amacıyla hükmedilir. Bu tazminatın amacı zenginleşme değil, adalet ve denge sağlamaktır.

Mahkeme, manevi tazminat miktarını belirlerken:

Hastalığın ciddiyetini

Kalıcı hasar olup olmadığını

İşverenin kusur oranını

Tarafların sosyal ve ekonomik durumunu

dikkate alır.

Ölüm Halinde Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Meslek hastalığı ölümle sonuçlanmışsa, işçinin eşi, çocukları veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.

Bu tazminat, ölen işçinin hayatta kalması hâlinde ailesine sağlayacağı ekonomik desteğin hesaplanması esasına dayanır.

Hesaplama yapılırken:

Ölenin yaşı

Geliri

Bakmakla yükümlü olduğu kişiler

Muhtemel yaşam süresi

göz önünde bulundurulur.

Bu tür davalar genellikle yüksek tazminat tutarlarına ulaşabilir.

Zamanaşımı Süresi

Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası açma süresi, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

Genel olarak:

10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

Ancak bazı durumlarda bu süre farklılık gösterebilir.

Meslek hastalıkları çoğu zaman uzun yıllar sonra ortaya çıktığı için zamanaşımı başlangıcı, hastalığın kesin teşhis edildiği tarih olarak kabul edilir.

Bu nedenle sürenin doğru tespiti büyük önem taşır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası, iş mahkemelerinde açılır.

Yetkili mahkeme:

İşverenin yerleşim yeri mahkemesi
veya

İşin yapıldığı yer mahkemesidir.

Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk süreci uygulanır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava açılabilir.

İspat Yükü ve Deliller

Bu davalarda en önemli konulardan biri ispat yüküdür.

İşçi;

Meslek hastalığının varlığını,

Hastalık ile iş arasında bağlantıyı,

İşverenin kusurunu,

Uğradığı zararı

ispat etmekle yükümlüdür.

Mahkemelerde genellikle:

SGK raporları

Hastane kayıtları

İş güvenliği raporları

Bilirkişi incelemeleri

delil olarak kullanılır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Meslek hastalığı ile iş kazası arasındaki fark nedir?

İş kazası ani ve beklenmedik bir olay sonucu meydana gelirken, meslek hastalığı uzun süreli ve tekrar eden çalışma koşulları nedeniyle ortaya çıkar. Örneğin bir makineye el sıkışması iş kazasıdır; ancak yıllarca kimyasal maddeye maruz kalma sonucu gelişen akciğer hastalığı meslek hastalığıdır.

Meslek hastalığı tespiti olmadan dava açılabilir mi?

Genellikle hayır. Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için SGK tarafından resmi meslek hastalığı tespiti yapılması gerekir. Ancak bazı durumlarda mahkeme sürecinde bilirkişi incelemesi ile bu durum ispatlanabilir.

Meslek hastalığı nedeniyle işten çıkarılabilir miyim?

İşveren, sırf meslek hastalığı nedeniyle işçiyi işten çıkaramaz. Böyle bir fesih hukuka aykırı olabilir ve ayrıca işe iade veya tazminat hakkı doğabilir.

SGK’dan alınan gelir tazminat hakkını ortadan kaldırır mı?

Hayır. SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik geliri, işverene karşı açılacak meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak mahkeme hesaplama yaparken SGK ödemelerini dikkate alır.

Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Manevi tazminat, hâkimin takdirine bağlıdır. Hastalığın ağırlığı, kalıcı hasar oranı, işverenin kusuru ve tarafların ekonomik durumu dikkate alınarak belirlenir.

Meslek hastalığı nedeniyle açılan dava ne kadar sürer?

Bu tür davalar bilirkişi incelemesi ve rapor süreçleri nedeniyle genellikle 1–3 yıl arasında sürebilir. İstinaf ve temyiz aşamaları süreyi uzatabilir.

Meslek hastalığı ölümle sonuçlanırsa kimler dava açabilir?

Ölen işçinin eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.

İşveren kusurlu değilse dava reddedilir mi?

Eğer işveren gerekli tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almış ve kusuru bulunmuyorsa, tazminat talebi reddedilebilir. Ancak uygulamada çoğu dosyada belirli bir kusur oranı tespit edilmektedir.

Sonuç

Meslek hastalığı, yalnızca bir sağlık sorunu değil; aynı zamanda ciddi hukuki sonuçlar doğuran ve işçinin yaşamını doğrudan etkileyen bir durumdur. Çalışma koşullarının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri çoğu zaman yıllar içinde ortaya çıkar ve bu süreçte işçinin hem maddi hem de manevi kayıpları oluşabilir. Bu nedenle meslek hastalıkları, iş hukuku alanında en hassas konulardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Meslek hastalığı nedeniyle tazminat davası, işçinin uğradığı zararın giderilmesi ve işverenin hukuki sorumluluğunun belirlenmesi açısından önemli bir yargı yoludur. Özellikle iş davaları kapsamında değerlendirilen bu tür davalarda doğru delil yönetimi, kusur oranının tespiti ve tazminat hesaplama yöntemleri davanın sonucunu doğrudan etkiler. Sürecin teknik ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle profesyonel bir iş avukatı desteği, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.

Zamanaşımı sürelerine dikkat edilmesi, SGK sürecinin doğru şekilde yürütülmesi ve bilirkişi incelemelerinin titizlikle takip edilmesi gerekir. İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlal edildiği durumlarda işverenin sorumluluğu ağırlaşmakta ve tazminat miktarları buna göre belirlenmektedir. Özellikle yerel uygulama pratiğini bilen bir Kadıköy iş avukatı ile çalışmak, sürecin etkin şekilde yönetilmesine katkı sağlayabilir. Aynı şekilde, iş hukuku alanında uzman bir Kadıköy iş hukuku avukatı desteği, hem dava stratejisinin doğru belirlenmesi hem de hakların eksiksiz korunması açısından önemli avantaj sunar.

Çalışma hayatında sağlığını kaybeden veya meslek hastalığı nedeniyle mağduriyet yaşayan işçilerin, yasal haklarını bilmeleri ve gerektiğinde hukuki yollara başvurmaları hem bireysel hem de toplumsal adalet açısından önem taşır. Doğru hukuki destekle yürütülen bir süreç, yalnızca maddi kayıpların telafisini değil, aynı zamanda çalışma hayatında güvenli ve adil koşulların sağlanmasına da katkı sunar.

İş hukuku süreçlerinizi güvenle yönetmek ve hak kaybı yaşamamak için Bahariye Hukuk ile iletişime geçebilirsiniz. Profesyonel hukuki danışmanlık ve dava süreci yönetimi ile, iş hukuku alanında en iyi hizmeti sunmayı amaçlıyoruz.

İş davaları süreçlerinizde, süreç hakkında bilgi edinmek için youtube sayfamızı ziyaret edebilir veya danışmanlık hizmetlerimizden yararlanmak için doğrudan bizimle iletişime geçebilirsiniz. Adalet arayışınızda Bahariye Hukuk olarak yanınızdayız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Retype the CAPTCHA code from the image
Change the CAPTCHA code